Gecenin karanlığında yürürken telaşlı bir şekilde gökyüzüne baktı!
* * *
Ne arıyordu acaba?
Bir o yana bakıyor, bir bu yana.
Bir göz mü izliyor onu?
Saklambaç mı oynuyor?
Bulutlar kaplamış gökyüzünü.
Görmek istediği neyse; çok büyük istekle aranıp-durduğuna göre kendisi için önemli olduğu apaçık belli.
Kim kimi sobeleyecek?
Önce kim görecek?
Bunun tarifi yok!
* * *
Birkaç dakika sonra…
Bulutların arasından parlak bir ışık süzülüverdi.
Göründü – görünecek!
Bir var – bir yok!
Tam da o an tüm ihtişamıyla belirdi.
Gözleri kamaştırdı ışığı.
‘Dolunay’ süzüyor etrafı sanki!
Tam bir kavuşma anı!
Sohbet mi?
Dans mı?
Hasret mi?
O an yaşanan mutluluğun tarifi olmaz!
* * *
Ayın bakışına takıldı gözleri!
O da bu bakışları özlemişti.
Ay niye böyle bakıyor, hiç düşündünüz mü?
Ay, aşktır.
Ay, aydınlıktır.
Ay, dilektir.
Ay, dostluktur.
Ay, saflıktır.
Adı konmamış bir ‘Aşk Hikâyesi’dir bu!
* * *
İyi Pazarlar!
‘Ay’ın bereketi hep üzerinizde olsun.
Bu gece gökyüzüne bakın.
Ay, size bakıyorsa, mutlu olun.
Yüreğiniz pır-pır eder!
Sözün Özü…
‘Ay’ı sobelerseniz, aşkı sobelersiniz!

