Depremi yazmayacam da eğlenceleri mi yazacam?

Olmuyor da olmuyor!!!

* * *

Hatay; böylesine acı bir felaketi yaşamışken ve enkazlar kaldırılamamışken, vur patlasın – çal oynasın manzaraları insanın yüreğini acıtıyor.

* * *

Binlerce insan evsiz-barksız!
Yaşam derdiyle kıvrananlar.
İşini kaybeden esnafın perişanlığı.

Nereye baksan dert!
Nereye baksan acı!
Nereye baksan dram!

Ne garip ki; enkaz altında hayatını kaybeden yakınlarının acısını bile yaşamaya fırsat bulamamış bu insanların acısını daha da kanatıyorsunuz!

Mükellef yemekler.
Mükellef kahvaltılar.
Tribün coşkuları.
Eğlence ve konserler.

Neymiş efendim!
Depremin sorunlarını konuşuyorlarmış!!!

Ya da…
Normal hayata dönüyorlarmış!!!

Arkadaşlar!
Milletin aklıyla dalga geçmeyin ya!

* * *

Önceki gece Saat: 00.45…
Evde, hava-i fişek sesleriyle irkildik.
Arsuz yolunda bir düğündü sanki.

Hadi gel de normal karşıla.
Dirileri geçtik de, hayatını kaybedenlere hiç mi saygınız yok?

Daha önce de yazdım.
Bence; enkaz altında ‘ahlak’ kaldı!!!

* * *

Velhasıl-ıl kelam…
Depremi yazmayacam da eğlenceleri mi yazacam?

Sahte gündemler yaratmayın!
Hatay, gerçekten yoğun bakımda!!!