
Deprem, binalarımızı yerle-bir etti!
Evet!
Deprem değil, gerçekten Hatay’da kıyameti yaşadık desek hiç de abartı olmaz.
Çok yakınımızı kaybettik.
Dostlarımızı.
Hataylı hemşerilerimizi.
Kardeşlerimizi.
Birlikte yaşadığımız ‘CAN’larımızı kaybettik.
O büyük felaketten sonra; Hatay’ı yıkarcasına yaşadığımız depremlerin ardından her şeyi fırsata çevirme gayretinde olan vicdansızları asla unutmayacağız.
Hele hele…
Hatay ile ilgili sinsi hesapları olanları asla affetmeyiz!
Arsa fiyatları mı dersiniz.
Ev fiyatları mı dersiniz.
Kiralık konut fiyatları mı dersiniz.
İşyeri kiraları mı dersiniz.
Her konuda insanların alım gücünü zayıflatıp, demografik yapıyı değiştirme gayretinde olanlara dikkat!
Burası Hatay!
Ucuz hesap yapanlar avuçlarını yalar!!!
Hatay’ı sevenler çoğalmış!
Yabancıların ziyaretgâhı olmuş!
Kimler uğraşıyor?
Kimler çıkarları için işbirlikçi?
Göreceğiz elbet!!!
Evet!
Zor günlerden geçiyoruz.
Evet!
Depremlerin acısı dinmiyor.
Evet!
Yaralarımızı saracağız
Evet!
Hatay’dan asla ve asla gitmeyeceğiz!
Mustafa Kemal Atatürk’ün, “Hatay, benim şahsi meselemdir!” davası bizim de davamızdır düşüncesiyle; ‘Hatay, benim de şahsi meselemdir’ diyorum.
Kendilerini uyanık sananlar haddini bilsin!
Hatay, kırmızı çizgimizdir!!!
Anne-babalarımızın mezarları burada.
Biz de buradayız.
Çocuklarımız da burada olacak.
Torunlarımız da…
Sözün Özü…
Hatay, canımız pahasına ‘AŞK’ımızdır!
Biz, buradayız.
Hatay, daha güçlü ayağa kalkacak!

