İskenderun’a misafiriniz geldi, sonrası…

Doğruya, doğru!
İskenderun, Akdeniz’in incisidir.

Körfez’deki duruşuyla.
Günbatımı şöleniyle.
Ticaret Kenti ünvanıyla.
Yarıkkaya rüzgarıyla.
Mükemmel sahil kordonuyla.
Kültür birikimiyle.

Daha sayacak o kadar çooook ve ilgilenilmeyen özelliğiyle dünyanın sayılı liman kentlerinden biridir İskenderun.

Buraya kadar anlaştık.
Peki, bugüne kadar İskenderun’un bu güzelliklerinin içini doldurabildiler mi?

Bugün pazar.
Yurtdışından misafirleriniz var.
Ya da yurtiçinden.
Kenti gezdirin bakalım!
Nereye götüreceksiniz?

Deniz kentiyiz, öyle mi?
Daha bir balık lokantamız bile yok!!!

Hani sahil kordonunda mekanlar?
Hani cazibe merkezleri?
Hani doya doya tanıtabileceğimiz yerler?
Hani tarihi değerlerimiz?

Bugüne kadar görev yapan tüm belediye başkanları, bu konularda sınıfta kaldı!

Lafla peynir gemisi yürütmüşler!
İşte, İskenderun’un hali ortada!!!

Ne acıdır ki…
Beton yığını bir kent haline getirilmiş İskenderun sadece!!!

Rant rant rant!
Elinizi vicdanınıza koyun da düşünün!!!

Hadi, cazibe merkezlerini geçtik.
İskenderun’a dışarıdan gelenler sahilde aileleriyle yürüyorlar.

Ayıptır söylemesi bir tuvalet bile yok!
WC yok, yani!!!!!

İmar da imar!
İmar da imar!
En büyük hizmetleri(!) bu olmuş!!!

Misafirlerinizle iyi gezmeler!
Balık yemeye Arsuz’a.
Tavada et yemekleri için Belen’e.
Piliç yemek için Harbiye’ye.
Tarihi kaleyi görmek için Payas’a.
Antik kent gezisi için Antakya’ya.
Ciğer kebabı için Kırıkhan’a.
Tarihin büyüsü için Samandağ’a.

Eeeeeeee!
İskenderun’da ne var?
Misafirlerinizi doya doya gezdirin.
İyi pazarlar İskenderun!

Bir cevap yazın