Tanıyor musunuz?
* * *
Bir soruyla başladım yazıma.
Şöyle bir hafızamızı tazeleyelim.
10 Nisan Polis Günü’nü kutladığımız bugün sizlere bir polisi azıcık da olsa anlatmak istiyorum.
Okudukça siz de tanıyacaksınız.
Hatırlayacaksınız.
Hiç de yabancı değil size!
Bilmece değil!
Kim bu ‘Polis Mehmet’?
* * *
Polis Mehmet…
Sabahın erken saatlerinde durakta.
Elinde bir poşet, dolmuşu gözlüyor.
Ekmek, üç-beş zeytin, bir parça peynir.
Çocukları uyurken evden çıktı!
Şöyle bir kıyafetine baktı.
Ayakkabısında hafif toz, siliyor.
Nasıl da fiyakalı!
Koştura koştura görevinin başına gidiyor.
Mesai başladı.
Harıl harıl çalışıyor; gece-gündüz
Huzur veriyor, güven veriyor.
Onun sayesinde rahatız.
Kendisi rahat mı?
Ailesi, çocukları, anne – babası.
Ne zaman görebiliyor acaba?
Özlediğini hissetti, iç geçiriyor!
Olsun, ‘Polis Mehmet’ bu.
İçi yansa da vatandaşın içini ferahlatıyor.
Koş ‘Polis Mehmet’ koş!
Çocuğuna gidemese de vatandaşa ‘Hızır’ gibi.
Hem de canı pahasına!
* * *
Ay sonunda maaş kuyruğunda ‘Polis Mehmet’.
Elinde bir borç listesi!
Bir gün, ‘Yetiyor mu’ diye sordum.
Cevabı çok hızlı oldu:
“Abi, bir türlü denkleşmiyor işte!”
Sonraki cümlesi yüreğimden kan akıttı:
“Hadi biz eskilerle idare ediyoruz ama küçük kızıma bu ay da bir elbise alamadım!”
Akşam yine durakta, elinde iki-üç poşet.
Domates, soğan, patates ve…
Yaşam şartları o kadar ağır ki!
Bizlere huzur veriyor da; gözyaşlarını içine akıtıyor?
Hatırladınız mı ‘Polis Mehmet’i?
Her an karşınızda O!
Ali, Mehmet, Yusuf, Sinan, Mustafa.
Ne fark eder ki?
Hepsi de ‘Polis Mehmet’ işte!
* * *
Türk Polisi’ni yürekten kutluyorum.
İyi ki varsınız ‘Polis Mehmet’ler!
Bugün Polis Günü!
Türk Polis Teşkilatı’nın 181’inci Yıldönümü.
Çiçek, çikolata, şekerlerimizi alalım.
Ailemizin birer ferdi onlar.
Hadi, hep birlikte ziyaret edelim.
Sözün Özü…
Başarılarıyla göğsümüzü kabartan İskenderun Emniyet Müdürü Nevzat Güneş’in şahsında polis kardeşlerimin gününü kutluyorum.

