Deprem enkazlarının arasından, küllerinden doğan bir kentte yaşıyoruz.
* * *
Burada çok önemli bir tespitle başlamam gerek.
Fırsatı ganimet sananlar var!
Vicdanı enkaz altında kalanlar var!
İçimizde hainler de var!
Hatay’ı ayrı değerlendiriyorum.
Bir an önce normale dönmeliyiz!
Kumlu’dan, Arsuz’a kadar.
Erzin’den, Yayladağı’na kadar.
Her yer bir başka güzel.
Bir uçtan bir uca 15 ilçesiyle çok özel!
Zaman zaman ortaya çıkan olumsuzlukları değerlendirdiğimizde; birilerinin(!) Hatay’a bakışlarını çok iyi görebiliyoruz.
* * *
Düşünüyorum da…
Süper bir valimiz var.
Hatay Sevdalısı bir büyükşehir belediye başkanımız var.
* Belediye başkanlarımız
* Yargı camiası
* Güvenlik güçlerimiz
* Sanayicilerimiz
* Esnaf ve iş insanlarımız
* Kurumlar
* Sivil Toplum Kuruluşları
* Siyasetçilerimiz
Hatay için ‘güçbirliği’ meşalesi yanmışken, hepimize görev düşüyor.
* * *
Depremin travması bitmedi ki!
Her gün yeniden yaşıyoruz.
Daha yolun başındayız!
Ayrı-gayrı yok!
Asrın felaketini birlikte yaşadık.
Yaralarımız çok!
ama…
Gitmeyeceğiz!
Gitmeyeceğiz!
Gitmeyeceğiz!
Hatay’dan gitmeyeceğiz ve son nefesimizi de burada vereceğiz!
Sözün Özü…
Hatay’ı iyi anlamak gerek!

