Abi, 5 ekmek verir misin?

Mesai bitiminden sonra gittiğim fırında gördüğüm tablo o kadar duyguluydu ki…

* * *

Ekmek almak için bekliyorum.
Küçük bir çocuk da bekliyor.
İnce bir kazak var üzerinde, üşüyor.
Fırının önü biraz kalabalık.

Çok güzel bir yüzü var.
Parayı avucunda sıkıca tutmuş.
Yanakları kızarmış soğuktan.

Zaman zaman sıranın önüne geçmek için çabalıyor ama sonra vazgeçip beklemeye devam ediyor.

* * *

Çağırdım
Utana-sıkıla öne geçti.
Teşekkürü bile masum!

Fırıncıya seslendi:
“Abi 5 ekmek verir misin?”
50 lirayı uzattı.

Fırından çıkmamıştı daha ekmekler.
Kaç kişi yiyeceksiniz, dedim.
Başını önüne eğdi, gözleri ıslak!

Kelimeler tane tane çıktı ağzından:
“Dört kardeşiz, bir de annem ve babam. Her öğünde 5 ekmek yiyoruz. Babam bir fabrikada çalışıyor. Asgari ücretle yaşıyoruz abi.. ”

Ekmekleri alıp giderken söyledikleri ise kurşun gibiydi:
“Buna da yaşamak denirse!”

* * *

Daha 8 yaşlarında bir çocuk.
Hayatın acımasızlığını anlattı özetle!!!

Hesap ettim.
Her gün 15 ekmek.
Ayda 450 ekmek.

4 bin 500 lira aylık ekmek parası.
Maaşın dörtte biri…
Gerisini anlatmaya gerek kalmadı!

Nokta!