Bak şu cümlenin güzelliğine bak!

Hayatın gerçekleri, bazen yüzüne çarpar hırçın dalgalar gibi!

* * *

Tam da kış mevsimini yaşarsın!

* Acıtır!
* Üşütür!
* Islatır!
* Şok eder!
* Boğar!

Yaşamın her alanında karşılaşırsın gerçeklerle ama zor da olsa yoluna devam edersin için acıya acıya…

* * *

Yola çıktıkların, yol arkadaşın olur mu?

İşte orada ‘Dur’!
Yanılabilirsin.

Üzülme, çünkü…

Güvenin önemli.
Samimiyetin önemli.
Dostluğun önemli.
Kararlılığın önemli.

Değer vermek, asalettir ve aynı asaleti karşıdan beklemek de asalettir!

* * *

Hayat, işte!

Ne makamlar, ne mevkiler geldi geçti de; ‘kandıranların hiçbir yerinin olmadığı ve saman alevi gibi yanıp-söndüğü’ hiç değişmedi.

Hayat, kısa.
Zaman, çok hızlı.
Değmez!

Yol giderken ‘zig-zag’ çizenler, hep kaybetmeye mahkûmdur!

* * *

Bak şu cümlenin güzelliğine bak!

Diyor ki…

“İnsan; değer verdiği kişi tarafından aptal yerine konduğunu anladığı anda, kandırılmaktan çok kalbini bu kadar ucuza emanet etmekten utanır!”

Sözün Özü…
Sabrın sonu selamettir!