Tosyalı Holding Yönetim Kurulu Başkanı ve Türkiye Çelik Üreticileri Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Fuat Tosyalı, ANKIROS’2026 Fuarı’nın açılışında sektörün üretim gücüne ve 2026 yılı hedeflerine dair önemli değerlendirmelerde bulundu.
İstanbul Fuar Merkezi’nde kapılarını açan ve 3 gün boyunca devam edecek olan Uluslararası Demir-Çelik, Döküm, Demir Dışı Metalürji Teknolojileri, Makina ve Ürünleri İhtisas Fuarı ( ANKIROS’2026)’nda Tosyalı Holding şirketleriyle dikkat çekmeyi başardı.
Fuat Tosyalı, demir-çelik ve döküm sanayisinde faaliyet gösteren üreticileri, teknoloji sağlayıcılarını ve sektör profesyonellerini bir araya getiren fuarın açılışını yapan Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır’ı açtıkları Tosçelik Granül standında ağırladı.
Fuarın açılışında konuşan Türkiye Çelik Üreticileri Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Fuat Tosyalı, ANKIROS’un yalnızca teknolojilerin ve ürünlerin sergilendiği bir fuar olmadığını belirterek, Türkiye’nin metalürji, makine, döküm ve çelik ekosistemini dünya ile buluşturan önemli bir platform olduğunu söyledi.

Dünya çelik sektörünün zorlu bir dönüşümden geçtiğini dile getiren Tosyalı, küresel kapasite fazlasının, değişen ticaret politikalarının, karbon düzenlemelerinin ve artan maliyetlerin rekabet koşullarını yeniden şekillendirdiğini anlattı.
Tosyalı, artık yalnızca üretim kapasitesiyle değil teknoloji, verimlilik, sürdürülebilirlik ve güçlü bir sanayi ekosistemiyle rekabet edebilecekleri bir dönemde olduklarını kaydederek, “Türkiye bu dönüşüme güçlü bir noktadan başlıyor. Avrupa’nın en büyük, dünyanın 7’nci büyük çelik üreticisiyiz. Geçen yıl 38,1 milyon ton çelik ürettik. 2026’nın 7 ayında üretimimiz yüzde 7,9 artarak 23,2 milyon tona ulaştı. Yıl sonunda 40 milyon ton seviyesine ulaşmayı öngörüyoruz ancak güçlü üretim kapasitemize rağmen dış ticarette giderek zorlaşan koşullarla karşı karşıyayız” dedi.
Fuat Tosyalı, AB’nin kotası nedeniyle Türkiye’nin bu bölgeye çelik ihracatının azaldığını belirterek, “Avrupa’nın kendi stratejik çelik kapasitesini korumak adına atacağı adımlar her ne kadar meşru ise Türkiye’nin de kendi stratejik üretim gücünü koruması adına atacağı her adım aynı ölçüde meşrudur ve bu adımları atmaktan da geri durmamalıdır. Elbette Avrupa’nın yeşil çelik dönüşüm hedeflerini destekliyoruz. Türkiye çelik sektörü elektrik ark ocaklarına ve yüksek hurda kullanımına dayalı üretim yapısıyla bu dönüşümde önemli bir avantaja sahip. Ancak gerçek bir dönüşüm için önce üretim gücümüzü korumamız gerekiyor” şeklinde konuştu.
Tosyalı, Türk çelik sektörünün Avrupa’daki kısıtlamaların yanı sıra başta Çin olmak üzere Uzak Doğu kaynaklı yoğun ithalat ve fiyat baskısıyla karşı karşıya olduğunu kaydederek, stratejik üretim kapasitesini koruyan, yatırımları destekleyen ve sanayicinin maliyet yükünü azaltan öngörülebilir politikalara ihtiyaç duyulduğunu vurguladı.
Çeliğin Türkiye’nin sanayi gücünün temelini oluşturduğunu kaydeden Tosyalı, sektörün dönüşümü için KOBİ’ler, makine ve döküm sanayisi, teknoloji geliştiricileri, kamu ve üniversitelerin birlikte hareket etmesi gerektiğini sözlerine ekledi.


