Böyle günlerde köşe yazısı yazmak zordur.
* * *
Arsuz, Harlısu Mahallesi’ne yola çıktım.
Karaağaç’ta çalışmalar vardı.
Nasıl da inançlılar.
Her yerde hizmet devam ediyor.
Nereye baksam HBB…
Yolda giderken hayatın son durağına gelindiğinde nasıl bir duygusallığın yüreğimize hâkim olduğunu hissettim.
Bir yerde bitiyor işte!
* * *
Arpaderesi kavşağına gelmişim.
Yukarı doğru çıktım.
TOKİ evleri karşımdaydı.
Hele o köy evleri.
Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin varlığıydı bu gördüklerim.
Harlısu’ya doğru kıvrıldı yol.
Uzun bir araç kuyruğu.
Amma çok seveni varmış.
Aracımı park ettim.
Bir kilometre yokuş yukarı yürüdük.
* * *
Harlısu Mezarlığı’na vardık
Ailesi, sevenleri, dostları.
Bölgemizin muhtarları burada.
Dualarla toprağa verilen İlhami Uçar muhtarın, uzun süredir tedavi görürken bile o candan dostluğuna hep şahit olduk.
Nurlar içinde yat ‘Dost’.
Ailene sabır ve başsağlığı diliyorum.
Seni uğurlamaya gelenler, senin o güzel yüreğini seviyor.
* * *
İskenderun’a doğru yola çıktım.
Kim ne yapıyor?
Kim neden kavga ediyor?
Kim neden kötü?
Kim ne götürecek?
Sorular, sorular, sorular…
Sözün Özü…
Hayat; bir varmış, bir yokmuş…


