Dr. Tezer’den İstanbul’a Hatay uyarısı!

İstanbul’da olası deprem riskine karşı alınması gereken önlemlerin ele alındığı ‘Depremini bekleyen İstanbul Depreme hazır mı?’ panelinde, 6 Şubat 2023 ve devamındaki depremlerin Hatay ve özellikle Antakya’da yol açtığı yıkım tüm yönleriyle ele alındı.

TMMOB Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesi’nde düzenlenen panelde konuşan Akademisyen Dr. Tuğçe Tezer, “Görünür ve Görünmez Antakya: 6 Şubat Sonrası Sürecin İki Yüzü” başlıklı sunumunda deprem öncesi Hatay’ı, afet sonrasında yaşananları ve yeniden yapılanma sürecinde ortaya çıkan sorunları bilimsel veriler ışığında anlattı.

Dr. Tezer, Hatay’da yaşananlardan İstanbul’un önemli dersler çıkarması gerektiğini vurgulayarak, “Hatay’da yaşananlar İstanbul’da yaşanmasın istiyorsak, eksiksiz olarak Hatay’daki ihmallerden ders almalıyız” mesajını verdi.

 “Antakya sadece binalardan ibaret değildi”

Dr. Tuğçe Tezer, deprem öncesindeki Hatay’ın, özellikle Antakya’nın tarihi, kültürel mirası, çok katmanlı toplumsal yapısı, geleneksel mahalleleri ve özgün kent dokusuyla Türkiye’nin en özel kentlerinden biri olduğunu vurguladı.

Antakya’nın yalnızca fiziksel yapılardan oluşan bir kent olmadığının altını çizen Tezer, kentin tarih, kültür, hafıza, komşuluk ilişkileri ve yaşam biçimleriyle birlikte değerlendirilmesi gerektiğine dikkat çekti.

6 ve 20 Şubat 2023 depremleri sonrasında Antakya’nın büyük bir yıkımla karşı karşıya kaldığını belirten Tezer, yeniden yapılanma sürecinin yalnızca binaların yeniden inşa edilmesinden ibaret olmadığını ifade etti.

“Kentin hafızası da korunmalı”

Dr. Tezer, deprem sonrasında yürütülen yeniden yapılanma çalışmalarında yerel halkın karar alma süreçlerine katılımının, haklarının korunmasının ve Antakya’nın özgün kimliğinin yaşatılmasının büyük önem taşıdığını dile getirdi.

Plansız ve yalnızca betonlaşmaya dayalı bir yeniden inşanın kenti fiziksel olarak ayağa kaldırabileceğini ancak Antakya’nın ruhunu ve kent hafızasını geri getirmeye yetmeyeceğini ifade eden Tezer, tarihi dokunun, sosyal yaşamın ve komşuluk ilişkilerinin korunması gerektiğine işaret etti.

Sadece “yeni bir Hatay” kurmak değil; Antakya’nın tarihini, kültürünü, hafızasını ve insanlarını koruyarak kenti yeniden yaşanabilir hale getirmek gerektiğini vurgulayan Dr. Tuğçe Tezer, sunumunda Antakya’da kendi rehberliğinde gerçekleştirilen ve gezginlerin büyük ilgi gösterdiği “Yürünebilir Tarih” turlarına da değindi.

Tezer’in Antakya’nın tarihi dokusunu ve kent hafızasını yürüyerek keşfetmeye yönelik bu rotanın önemine dikkat çekilen sunumunun ardından, İstanbul’dan bir grubun önümüzdeki dönemde Antakya’ya gelerek bu özel turu deneyimlemesi planlandı.

Etkinliğe katılan Hatay Dayanışma Derneği Başkanı Fahir Semir Abacı, Antakya’nın tarihini yerinde görmek ve hissetmek isteyen grupla birlikte bu deneyimi yaşamak istediklerini belirtirken, Dr. Tezer’den kendilerine bu turda eşlik etmesi konusunda söz aldı.

 “İstanbul ders çıkaracak mı?”

İstanbul’un olası büyük bir depreme hazırlandığı bir dönemde Hatay’da yaşananların önemli bir ders niteliğinde olduğunu belirten Abacı, yetkililerin bilim insanlarının araştırmalarından, saha tespitlerinden ve sunumlarından ne ölçüde yararlanacağını zamanın göstereceğini ifade etti.

Abacı, Hatay’da yaşanan büyük yıkımın İstanbul için önemli bir uyarı olduğunu vurgulayarak, “Hatay’da yaşananların İstanbul’da tekrarlanmaması için geçmişte yapılan hataların doğru okunması ve bilim insanlarının uyarılarının dikkate alınması gerekiyor” değerlendirmesinde bulundu.