Pazar günü yazılarımın; sıkıcı gündeminin dışında ve hepimizin duygularına hitap eden konular olmasına özen gösteriyorum.
* * *
Sosyal medyada bir yazı dikkatimi çekti.
Mükemmel!
Anne ve babalar mutlaka okusun!
Kim yazmış?
Profilini inceledim.
Yükseliş Koleji Proje Koordinatörü ve Öğretmen Eğitmeni Esen Sandıraz.
Diğer yazılarına da baktım.
Gerçekten, öğretmen gibi öğretmen!
Ulaştım, izin de aldım.
Anne ve babalar; lütfen Esen Sandıraz öğretmenin yazdığı aşağıdaki önemli tespitlerini dikkatle okuyun!
* * *
“Kuafördeyim; yanımdaki koltukta henüz ilkokul 1. Sınıf öğrencisi küçücük bir çocuk oturuyor ve saçlarının bir kısmı boyanıyor.
Yanlış mı görüyorum diye dönüp bir daha bakıyorum.
Hayır, yanlış görmüyorum!
Küçücük bir çocuk, tamamen yetişkinlere yönelik ağır kimyasallara maruz bırakılıyor. Şaşkınlığımı ve üzüntümü gizleyemediğimi görünce annesi gülümseyerek yanıt veriyor:
“Ah uzun zamandır çok istiyordu…”
Kuaför ekliyor:
“Moda şimdi hocam, hem çocuklar tatilde zaten!”
Üstüne anne gururla anlatıyor:
“Ooo bu da bir şey mi! Benim kızım cilt bariyerine de çok özen gösteriyor. O bir “Sephora Kid” diyor.
Vallahi gururla söylüyor!
Sephora Kid mi? O da neymiş diyorum ve öğreniyorum. Sosyal medyada ‘Sephora Kids’ adlı bir akım varmış. Küçük yaştaki çocuklar, cilt bakım ürünlerini kullanıp görüş bildiriyormuş.
Sadece ‘Bu çocuk için çok erken ve sağlığı için çok zararlı değil mi?’ diyebiliyorum.
Beni dinleyen var mı?
Hayır!
Ama içimdeki ses hâlâ susmuyor!
Çocuk o!
Çocuk ister çünkü; dünyayı anne-babasının yönlendirmesiyle tanır.
Çocuk ister ama; ona neyin doğru, neyin zararlı olduğunu anlatmak ve onu korumak anne babanın asli görevidir!”
* * *
Vurgu, son cümlede!
Teşekkürler Esen öğretmenim.
O kadar güzel anlatmışsınız ki…
İyi Pazarlar!
Çocuklarımızı çocuk gibi yetiştirelim!

