İskenderun Ticaret ve Sanayi Odası bu hale mi düşecekti?

Bir görevi eksik veya fazla tamamlamak bir erdemdir, ama…

* * *

‘…ama’ dedim ya!

Nereden başlayacam?
Hangi yönünü öne çıkarayım?
Savunulacak tarafı var mı?

Oda’ya yakışmadı!
Hiç kimse kendini sıyırmasın!
Gerçekten çok ayıp!

Hele hele…
İskenderun’a hiç yakışmadı!

* * *

İskenderun Ticaret ve Sanayi Odası(İTSO) Yönetimi ‘Adliyelik’ oldu!

Olabilir mi?
Tabii ki işlemler konusunda olabilir.
Hukuksuzluğa karşı çıkılabilir.

Ama…
Böyle olamaz!

Böyle bir davanın olması bile; Türkiye’nin en köklü Ticaret ve Sanayi Odalarından biri olan İTSO’nun itibarını düşürdü!

* * *

İTSO Başkanının; Yönetim kurulu toplantısında bir yönetim kurulu üyesine küfür etmesi ve kavga etmesinin ardından, yönetim kurulu üyesinin şikâyetçi olması, konuyu adliye ve polis karakoluna taşıdı.

Savcılık şikâyeti değerlendirdi.
Yönetim Kurulu Üyeleri karakolda ifade verdi.
Yönetim, yönetimden şikâyetçi!

Vah İTSO vahhh!
Vah İskenderun vahhh!

Yönetim kurulu üyelerinin ifadeleri de farklı!

Kimi duymadı!
Kimi görmedi!
Kimi de gerçeği söyledi.

Sonuç mu?
İskenderun Ticaret ve Sanayi Odası işte bu duruma düşürüldü!

* * *

İskenderun Ekonomisi mi?
Deprem mağduru üyelerinin hakkı mı?
Soru işaretleri çok!

Üyelerin şikâyetleri bitmiyor!

Yetmedi!
Şimdi de ‘Adliyelik bir yönetim’ krizi!

Sözün Özü…
İskenderun Ticaret ve Sanayi Odası bu hale mi düşecekti?