Bir dokunup, bin ‘Ahhh!’ işittiğimiz sohbetlerimizde sıkıntıların ne kadar büyük olduğunu çok net görebiliyoruz.
* * *
Pazar günü Ramazan Bayramı.
Yarının hemen ertesi günü.
Peki, çarşı-pazarda durum nasıl?
Esnafa sordum, cevabı net:
“Çok kötü!”
Vatandaşa sordum, hiç beklemedi:
“Alışveriş yapacak paramız yok!”
İşadamına sordum, çok dertli:
“Piyasa çok dalgalı!”
Sanayiciye sordum, sorunlar çok büyük:
“Böyle giderse makinalar durur!”
Çiftçiye sordum, ateş püskürüyor:
“Ürettiğimiz para etmiyor!”
Özellikle Ekrem İmamoğlu’nun tutuklanmasının ardından ekonomide yaşanan durgunluk, bayram öncesi piyasaları olumsuz etkiledi.
Gerçekten de yüzler gülmüyor!
* * *
Emeklilerin durumu ortada!
İşçilerin durumu ortada!
Memurların durumu ortada!
Esnafın durumu ortada!
İşsizlerin durumunu anlatmaya ise kelimeler kifayetsiz!
* Pandemi
* Orman yangınları
* Deprem
Yaşadığımız tüm felaketlerin üzerine ekonomik sıkıntılar da eklenince; vatandaşın bayram sevinci kursağında kaldı desek yeridir.
* * *
Sanayi sitesinden geçerken 13-14 yaşlarında bir çocuk gözüme ilişti.
Elektrik direğine yaslanmış.
Yorgunluğu her halinden belli.
Nasıl da dalgın!
Elleri-yüzü motor yağıyla kirlenmiş.
Yanaştım.
’Neyse, yarın bayram tatiline gidiyorsun, dinlenirsin’ dedim.
Cevap verirken öfkeliydi:
“Ne bayramı be abi!”
Devam etti:
“Bayramlık alacak paramız mı var?”
Dahasını soramadım, boğazımda düğümlendi!
Pembe tablo çizenlere aldanmayın!