Nur içinde yatın ulusal kahramanlarımız.
Nur içinde yatın şehitlerimiz.
Nur içinde yat Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK.
Nur içinde yat Mehmet Akif Ersoy.
Kurtuluş Destanları yazmış bir millet olarak İstiklal Marşı’nın Kabulünün 104’üncü Yıldönümünü gururla kutlarken, Vatan Şairimiz Mehmet Akif Ersoy’un, “Allah, milletimize bir daha İstiklal Marşı yazdırmasın!” sözünü bir kez daha hatırladık.
Âmin!
Amin!
Amin!
Ne yorum yapabilirim!
Ne de bir kelime ekleyebilirim!
İşte o göğsümüzü kabartan dizeler.
İşte İstiklal Marşımız…
“Korkma, sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak
Sönmeden yurdumun üstünde tüten en son ocak.
O benim milletimin yıldızıdır parlayacak!
O benimdir, o benim milletimindir ancak!
Çatma; kurban olayım, çehreni ey nazlı hilal!
Kahraman ırkıma bir gül; ne bu şiddet, bu celâl?
Sana olmaz dökülen kanlarımız sonra helal.
Hakkıdır, Hakk’a tapan milletimin istiklal”
Devamı gurur dolu!
10 kıtası da istiklal!
10 kıtası da vatan!
10 kıtası da Milli mücadele!
“Bastığın yerleri ‘toprak’ diyerek geçme, tanı!
Düşün altındaki binlerce kefensiz yatanı.
Sen şehid oğlusun, incitme, yazıktır, atanı.
Verme, dünyâları alsan da bu cennet vatanı.”
Eyyyy gafil!
Türkiye’nin her karışı kutsaldır.
Bastığın yerleri toprak diyerek geçme, tanı!
Hem de…
Çok iyi tanı!!!
Sözün Özü…
İstiklal Marşı ‘VATAN’dır!