Biri yer – bini bakar, kıyamet ondan kopar!

Az değil.
Milyonlarca kişi geçim derdinde.
Çarşı – pazara baksanıza!

Siyasiler ne iş yapar?
Milletvekillerinin kaçı bunu sorguluyor?
Milletin halini anlayabiliyorlar mı?
Çaresiz vatandaşlara çözüm bulabiliyorlar mı?
İşsizler için ne yapıyorlar?

İşsizliğin geldiği durum ve ekonomik sıkıntılar yüzünden ailelerin parçalanması herkesin içini acıtıyor.

Düşünüyorsun.
İçin ‘cızzzz’ ediyor.
Üzülüyorsun.
Duyarsızlığa da şaşırıyorsun!

Hiç kimse, ‘Ben iyiyim’ diye sıyrılmasın!
Hepimizin ortak sorunu bu.
Hep birlikte çözüm için çalışmalıyız.

Vatandaşın içler acısı durumunu görmezden gelip, pembe tablolar çizenlerin laf kalabalığıyla bu sıkıntıların üstünü örtmesi moda oldu.

Kimi götürüyor!
Kimi de ekmeğini kazanma derdinde.

Kimi şatafat içinde!
Kimi de sadece günü kurtarmaya çalışıyor.

Hani bir deyim var ya:
‘Biri yer – biri bakar, kıyamet ondan kopar!’
Eskidendi hem de çok eskiden!!!

Bu deyim mazide kaldı diyebiliriz.
Şimdi daha da kötü!
‘Biri yer – bini bakar, kıyamet ondan kopar’ durumuna geldik!
Ne yazık ki böyle!!!

Simit satış yerlerinde eskiden oluşan kuyrukları bile göremez olduk çünkü zamlar simit almayı da zorlaştırıyor artık.

Çarşıda yürüyoruz.
Öğrencilerin konuşmalarına şahit olduk.
Simit paraları çıkışmıyormuş.

Biri dedi ki:
‘İki tane simit alıp paylaşalım!’
Dört kişiydiler.

İnsanın boğazı düğümleniyor.
Çocuklarımız bunları hiç hak etmedi.

Televizyonlardaki ‘algı görevlileri’ sizi yanıltmasın.
Sosyal medyadaki ‘troller’ de yalan makinası.
Tam bir ‘yalan-dolan’ furyasıyla karşı karşıyayız!

Fırsatı ganimet bilenleri sakın unutmayın!
Onlar da; mutfak yangınına körükle gidiyor.

Yahu; azıcık vicdan ya!
Sultan Süleyman’a bile kalmadı bu dünya!!!