İskenderun’u rahat bırakın!

Ne kadar çok ‘Ben olmazsam olmaz!’ diyen varmış, ama…

* * *

İşte burası çok önemli!

İskenderun’a çok şey kattıklarını iddia edip, şovlarıyla yıllardır caka satanların ne olduklarını anlatmayacağım.

Yalan!
Külliyen yalan!

Para kazandılar!
Etiket kazandılar!
İtibar kazandılar!

İskenderun’da yönetici olmak bir şereftir!

* * *

Kendilerini ne sanıyorlarsa artık!

Süpermen mi dersiniz?
Efsane mi dersiniz?
Kahraman mı dersiniz?

Hava-civa hikayeleri!

Seçilirsin, görevini tamamlarsın.
Hepsi bu!

Bugüne kadar görev yapan kim varsa; İskenderun gibi mükemmel bir kentte böyle bir göreve layık görülmenin mütevazılığını taşımalıdır.

Yani, haddini bilecek!

* * *

Kimse, bulunmaz Hint Kumaşı değildir!

Çalışacaksın.
Kurumun üstünde olmayacaksın!
Görevinin hakkını vereceksin.

2006-2015 yılları arasında İskenderun Gazeteciler Cemiyeti Başkanlığı görevine seçildim.

Bir dönem de Ticaret ve Sanayi Odası Meclis Üyeliğine seçildim.

Israrla söylüyorum.
İskenderun, bana çok değer kattı!

Önemli olan; seçildiğin görevin hakkını vermektir.

* * *

Kurumlara yapışıp bırakmak istemeyenlere bir çift sözüm var.

İskenderun, herkesten büyüktür!
İskenderun’u rahat bırakın!

Sözün Özü…
‘Bu seçimden sonra bırakıyorum’ deyip, bırakmayanlar en çok zarar verenlerdir!