İskenderun nasıl bir kentti, öncelikle bunu özümsemek gerek.
* * *
Şöyle bir geçmişe gidelim!
*Deniz
*Balıkçı tekneleri
*Kumsal
*Halk Plajı
*Palmiye
Sahilde yürümenin apayrı bir keyfi olduğu gibi; modern yaşamın da sayılı bir kentinde olmanın havası bir başkaydı.
Plajlarımızı da hatırlatıyorum.
Eser kalmadı o doğal güzelliklerle dolu tabloyu andıran sahilimizden!
* * *
Peki ya Amanos Dağları!
-Yemyeşil dağ etekleri
-Piknik alanları
-Gürül gürül su pınarları
-Yarıkkaya
-Cıvıl cıvıl kuş sesleri
-Endemik bitkiler
Kafanızı çevirin de; Amanos Dağları’nı bir süzün!
Geriye ne kaldı?
Söyleyecek kelime bulamıyorum!
Özellikle ‘Yarıkkaya’ tarafının içler acısı hali ortada!
* * *
İskenderun kartpostallarını süsleyen o efsane ‘Yarıkkaya’ görüntüsünden de eser kalmadığını görünce kızgınlığım daha da artıyor.
Taşocakları mı dersiniz?
Maden arama mı?
Beytülmal talanı mı dersiniz?
de…
Bu kadarına da pes!
* * *
Bu görüntüye kimin içi acımıyor?
Yarıkkaya tarafı çırılçıplak!
Bir zamanlar yemyeşil örtüsü vardı.
Velhasıl-ı kelam…
İskenderun, sırtından hançerlenmiş gibi!
Amanos Dağı’na bugün bakmayacağım!
Sözün Özü…
İskenderun, maalesef o güzelim İskenderun değil!

